19 Haziran 2021 14:19

Yasin Özçil – Boğazın kalkanı Beykoz

Yasin Özçil – Boğazın kalkanı Beykoz

Yasin Özçil – Boğazın kalkanı Beykoz

Beykoz; adına Boğaz’ın incisi denilen ve Orhan Velinin şiirlerine konu olan güzel yuvamız, bereketli toprakları, güzel tarlaları ve masmavi denizi ile yüreğimizi ferahlatan ilçemiz bu güzelliklerin yanında türlü zorluklar çekti kimi zaman, işte bugün ki yazımızda hatırlatmak istedim. Beykoz’un sembolü kalkan balığıdır ve Beykoz Boğazların dolayısıyla İstanbul’un kalkanıdır.

Boğazlar her zaman emperyalistlerin hayallerini süslemiş ve savaşlara neden olmuş bir su yoludur. Kuzey’de ki büyük ayı Rusya her dönem boğazları arzulamış ve Çarlık Rusya’sı zamanında ise emellerine bir adım daha yaklaşmalarına neden olan 8 Temmuz 1833 tarihli Hünkar İskelesi Antlaşması Beykoz’umuzda imzalanmıştır. Çarlık Rusya’sı bu anlaşma ile boğazı tüm düşman gemilerine kapattırırken , Rus gemilerinin dost olarak Boğazları kullanmasını sağlamış ve bu aldığı iştah kabartan imtiyazı, Stalin döneminde ki Sovyet Rusya bile muhafaza etmiştir.

Beykoz’un emperyalistlerle ilk karşılaşması Ruslarla olsa da son olmamıştır, İstanbul’un işgalinin ardından Beykoz’umuz İngiliz işgal kuvvetleri, Hintli sömürge askerleri ve Yunan askerleri tarafından işgal edilmişti. İşgal yıllarında sayısız tacize maruz kalan Beykoz halkı emperyalistlere gereken dersi tüm İstanbul’dan önce verecekti.

Eski Jandarma Bölük Komutanı Nazmi Bey, Eski Paşabahçe Bölük Komutanı  Mülazım Ali Rıza Bey ve Yeniköy karakol Komutanı Mülazım Ahmet Hamdi Bey başta olmak üzere Kuva-yı Milliye kuvvetleri 4 Temmuz 1920’de İngiliz-Hint, Yunan ve işbirlikçilere karşı baskın yapmış ve düşmanı neredeyse sahile kadar kovalamıştır.  Boğaz’da ki işgal gemilerinin top atışları neticesinde şehit vermek istemeyen milli kuvvetler dağlık alana çekilmiş ve faaliyetlerini sürdürmüştür. Bu baskın her ne kadar küçük bir direniş ve çatışma gibi gözükse de emperyalistler üzerinde bir Hasan Tahsin, bir Sütçü İmam etkisi bırakmıştı.

Değerli Beykozlu hemşerilerim işte böyle şanlı ve cesur bir halka sahip olan Beykoz her zamanki kalkan olma vazifesini devam ettiriyor. Deniz Kuvvetlerimize bağlı Kurtarma ve Sualtı Komutanlığına ev sahipliği yapan ilçemiz, Karadeniz’de ki yeni doğalgaz kaynaklarımızın da muhafaza edilmesi için büyük önem taşıyor. Karadeniz’in bir barış gölü olduğu günler geride kalırken MİLGEM projemizin ve Yeni Denizaltılarımızın uğrak yeri olacak Beykoz sahilleri vatanımızın enerji hatlarını da koruyacak bir kalkana dönüşecek. Ayrıca jeopolitik konumumuz ile hem İstanbul’un hem de karadeniz de ki enerji hatlarının savunmasının ilçemizden başlayacağını öngörmemek mümkün değil.

Beykoz’umuzun her zaman sanayi ve teknolojiye duyduğu hasreti dile getiririz. Doğamızı kirletmeden, savunma sanayi odaklı bir deniz teknolojileri merkezi kurarak “insansız deniz araçları” imal edilmesini sağlamak bence imkansız bir proje değil. Beykoz halkı Boğazların kalkanı olma ve Hazreti Yuşa’nın manevi desteği ile vatanına hizmet etmek aşkını hiç kaybetmeyecek 1000 yıl daha burada olacaktır.