• 13 Şubat 2017 12:54

    REKTÖR İSMAİL YÜKSEK’TEN SAMİMİ AÇIKLAMALAR

    T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Baş Danışmanlığı görevine getirilen aynı zamanda Beykozlu Trabzonlular Derneği Başkanı olan Rektör İsmail Yüksek, Beykoz Aktüel’e çarpıcı açıklamalar yaptı.

    T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Baş Danışmanlığı görevinin yanı sıra  Uluslararası Antalya Üniversite Rektörlüğü, Trabzon Spor Yöneticiliği ve Beykozlu Trabzonlular Dernek Başkanlığı görevini yerine getiren Prof. Dr. İsmail Yüksek Beykoz Aktüel’e çarpıcı açıklamalar yaptı.
     

    Bize kendinizden bahsedebilir misiniz?

    1963 Trabzon Çaykara doğumluyum. İlk ve ortaokulu orada okudum. Ortaokulun son sınıfını Beykoz Ortaokulu ardından Beykoz Ferit İnal Lisesi’nde okudum. Yıldız Teknik Üniversitesi’nin Devlet Mimarlık Mühendisliği Fakültesinin Makina Mühendisliği bölümünü kazandım. 84 yılı mezunuyum. 85’te de asistan, lisanslı doktora görevini yaptım. O süreçten sonra da Akademisyenlik yaptım. Japonya tecrübesi de yaşadıktan sonra 2008 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi’ne Rektör olarak atandım. 8 yıl Rektörlük yaptıktan sonra dönem bitti. Bittikten sonra Sn. Cumhurbaşkanımızın öncülüğüyle Antalya’da bulunan Uluslararası Antalya Üniversitesi’nin Rektörlüğü görevini üstleniyorum. 

    Beykoz sizin için ne anlam ifade eder?

    Nerelisin derseniz ben Beykozluyum derim. Niye? Gençliğim burada geçti, okul hayatım burada geçti. Çocuklarım burada büyüdü. Burada okula gittiler. Ben Antalya’da otururken bile Beykoz’un güzelliklerini anlatıyorum. Hafta sonları geldiğimde veya bir arkadaşımı Beykoz’a getirdiğimde; ”Ya sen herkesle selamlaşıyorsun. Herkesle görüşüyorsun. Herkes sana selam veriyor. Hal hatır soruyorlar” şeklinde konuşuyorlar. Bu sadece benim için geçerli değil. Beykoz’da ki bilinç ve komşuluk ilişkileri, bu Anadolu kültürü ve ruhu hakim. Herkesin özlediği samimiyet burada.

    Makam ve mevki için iftira atanların…

    Samimiyetsiz insanların olduğu bir ortamda, makam mevki için birbirine iftira atan insanların olduğu bir dünyada, hiçbir çıkarı olmayan, çıkar için değil de sadece gönül için selamlaşan, yardım eden, bir kültür topluluğunu görünce insan etkileniyor. Beykoz’da bu yaşıyor. Siyasetçisinden, halkına kadar Anadolu kültürü Beykoz’da var. Beykoz bizim için çok önemli. 

    Beykoz ile ilgili projeleriniz var mı?

    Ülkemin her konusuyla ilgili bir Akademisyen olarak, bir öğretmen olarak dertleniyorum. Gençlikle dertleniyorum. Birçok şey de yapılabilir. Beykozlu Trabzonlular Derneği olarak da güzel hedeflerle yola çıktık.

    Beykoz Dünyanın en güzel yeri 

    Beykoz’un artıları eksileri ne? Zayıf yönleri ne? Övüneceğimiz yönler ne? Bunları ele almamız gerekir. Bir kere Beykoz bence dünyanın en güzel semti. Bunu dünya markası haline getirebilir miyiz? Getiririz. Eğitim üssü yapabilir miyiz? Yaparız. Şimdi Türk-Alman Üniversitesi, Medipol Üniversitesi, Beykoz Üniversitesi, Bezmi Alem Üniversitesi, Marmara Üniversitesi Anadoluhisarı kampüsü var.

    Yücel Başkanla konuşuyorduk..

    5 sene önce Beykoz’da bu kadar Üniversite yokken, Biz Yücel Başkanla Beykoz’a üniversite kazandırabilir miyiz diye konuşuyorduk. Ben Türk-Alman Üniversitesi için Alman Büyükelçisini Belediyeye getirdim. Yücel Başkan da o zaman bize Çavuşbaşı Belediye binasını verebiliriz demişti. Nasip oldu Türk-Alman Üniversitesi geldi. Burası eğitim üssü haline gelir. Bunu iyi değerlendirmek lazım. Turizm için zaten Beykoz’a baktığınızda; kalınacak yer yok. Farklı farklı sıkıntılar var. Turizmi çekecek potansiyeller gözükmüyor ama güzel bir organizasyonla Şişe Camın, Tekelin, Sümer Bankın arazileri içerisinde yapılacak çok güzel tesislerle Beykoz Türkiye’nin en önemli turizm merkezi olabilir.

    Beykoz sizce tanıtımını yeterince yapabiliyor mu?

    Kısmen yapılıyor olabilir ama profesyonel manada, sistematik şekilde yapılmıyor. Hem görsel hem de yazılı basında da yer almak kaydıyla; Beykoz’u tanıtmak, Beykoz’u tanıtmak için turlar düzenlemek, aktiviteler yapmak, Beykoz’da zaman geçirebilmek için özel alanlar oluşturmak gerekir. Mesela Yuşa Hazretleri bizim için bir marka fakat dışarıdan gelenler ”Beykoz’a gidiyoruz” demiyorlar. ”Yuşa Hazretlerine gidiyoruz” diyorlar. ”Kanlıca’ya gidiyoruz” diyorlar. ”Anadoluhisarı’na gidiyoruz” diyorlar. Bunların, Beykoz’un bir parçası olduğunu değişik platformlarda vurgulamak gerekir. Kanlıca’ya geleni Beykoz sahilinde yürütmek gerekir. Beykoz Belediyesi’nin de katkılarıyla İBB’nin Çubuklu Sahil yolu projesi bu konuda büyük bir kazanç.

    Beykoz için önümüzde ki süreçte daha aktif bir rol alacak mısınız?

    Benim şahsi düşüncem varolan görevi en iyi şekilde yapmaktır. Benim görevim Uluslararası Antalya Üniversitesi’ni dünya üniversitesi haline getirmek ve onu daha da geliştirmektir. Değişik Fakülteler açmak, Hastahane açmak, öğrenci sayısını 2.500’den 10.000’e çıkarmak ve nitelikli eğitimi geliştirmektir.

    Büyüklerimiz bize başka görev verirse 

    3 yıl sonra büyüklerimizin doğrultusunda belki de diyeceğiz ki; Üniversite 100.000 kişi olsun. Bir kısmı Beykoz’da bir kısmı İzmir’de olsun diyeceğiz belki de. Her zaman 1. hedefim varolan işi düzgün yapmaktır. Ondan sonra büyüklerimiz bize başka görevler verirse, o görevleri de en iyi şekilde yaparız. Rektörlük görevini bir başka görevi alabilmek için yapmak bana çok ters gelen bir anlayış. Bu anlayış da etik değildir.