5 Ekim 2020 13:10

Mücahit Ak – Tiyatrocular üzülmesin!

Mücahit Ak – Tiyatrocular üzülmesin!

Mücahit Ak – Tiyatrocular üzülmesin!

Tiyatro, kısaca sahne sanatı olarak tanımlanabilir. Tiyatro insan hayatında yaşanmış güzel, komik, ibret alınacak, tarihsel ve acı veren olayları, yine insanların sergilediği gösterilerle anlatma sanatıdır.
Tiyatrocular üzülmesin!

Çok eski çağlardan bu yana varlığını sürdüren tiyatro kültür sanat alanında en gelişmiş türlerden biridir. Tiyatro aynı zamanda ekip işidir. Hepsi ortak paydada buluşur. Emek, disiplin ve tutku ama her birinin kendine özgü metotları, alışkanlıkları ve olmazsa olmazları vardır.

Günümüzde ise tiyatro; pandemi ile birlikte birçok iş kolu gibi ekonomik olarak olumsuz etkilendi. Türkiye’de ilk vakanın görülmesinin ardından bir açılan, bir kapanan tiyatrolar büyük zarara uğradı.

Her ne kadar bağlı bulunduğumuz Gün Medya Grubu kültür sanata olan desteğini arttırsa da, bu durum Devletimizin kalıcı çözümler üretmesi gerçeğini değiştirmeyecektir. Kültür ve Turizm Bakanlığı maalesef ki isminin başında ki ‘Kültür’ kelimesinin hakkını tam anlamıyla verememektedir.

Sayın Bakanımızın iyi niyetli olduğunu biliyor ve gözlemliyorum. Gereğinin yapılacağı konusunda da şüphem yok. Pandemi, ekonomik koşullar, turizmin kan ağlaması ve dolar kuru öncelikleri değiştirmiş olabilir fakat bu kültür ve sanatın 2. Plana atılmasını gerektirmemektedir. Gecikmiş adaletin adalet olmadığı gerçeğini unutmamalıyız.

Bir de bu tiyatroculara gelelim

Milletin hakkını gasp eden ama alın teri edebiyatı yapan, işçinin maaşını zamanında vermeyen ama hak hukuk kelimelerini eksik etmeyen, ticari faaliyetleri için siyaset yapan ama benim beklentim yok halkımız için çalışıyoruz diyen; sahne de olmasa da rol de üstlerine olmayan nice beyler gördük efendiler tanıdık.

Günümüzde kimileri tiyatroyu benimseyip mesleki olarak rolünü üstlenirken; kimileri ise tiyatrodan habersiz fakat hayat felsefesi olarak benimsemiş durumdalar. Menfi düşünüp girdiği kaba göre şekil almak, çıkarları uğruna her türlü rolde bulunmakta bir yetenektir. Ayak oyunları yapmak ve arkadan iş çevirmek her ne kadar karakter yoksunlarının işi olsa da, bunun da bir yetenek olduğunu ifade etmek zorundayım.

Bir gazeteci olarak bizler, toplumda ki bu kişilerin de sesi olmak durumundayız. Bu kadar taklaya, bu kadar ayak oyununa, bu kadar muhbirliğe ticarette ihale, siyasette makam yakışır. Ne de olsa gelenin gideni arattırdığı gibi kurumlar da devamlılık esastır. Rast gele…

Tiyatro nasıldı abi?

Adamın birinin arabası çalınır. 2 gün sonra araba geri gelir ve bir not vardır içinde:
– Özür dilerim, arabanızı çaldım ama karım doğum yapacaktı. Yarın tiyatroya eşiniz ve sizin için 2 bilet aldım. Hatamı telafi etmek için bende orda olacağım…
Adam duygulanır, eşiyle tiyatroya giderler, adam yoktur ama memnun eve dönerler…
Ev soyulmuştur ve duvarda bir not vardır…

“-Abi Tiyatro Nasıldı ?..”

Bir sonraki yazımızda görüşmek dileğiyle…

Dipnot: Sanata ve sanatçıya saygımız sonsuzdur. Bu yazıda kültür sanatın yaşadığı olumsuzlukları dile getirirken aynı zamanda toplumda ki çarpıklıkları da ironi dolu bir yolla eleştirdik.