• Mücahit Ak – Yiyin beyler yiyin!

  • 26 Mayıs 2019 14:32

    İslam Medeniyeti Sanat Bahçesi Sanatsal Etkinliklere Hazırlanıyor

    Beykoz Kanlıca’da tarihi 18. yüzyıla dayanan Ataullah Efendi Tekkesi’nin bahçesi, kurucusu Hattat Hüseyin Kutlu olan “Alvarlı Efe Hazretleri İlim ve Sosyal Hizmetler Vakfı” tarafından yeniden düzenlendi.

    18. yüzyıla dayanan Ataullah Efendi Tekkesi’nin bahçesi, kurucusu Hattat Hüseyin Kutlu olan “Alvarlı Efe Hazretleri İlim ve Sosyal Hizmetler Vakfı” tarafından yeniden düzenlendi. Hat sanatından musikiye, Osmanlı mutfağından kuş sarayına kadar tarihi ve kültürel değerlerin eğitim ve kurslarının verileceği yüzde 70’i tamamlanan bahçeye ‘İslam Medeniyeti Sanat Bahçesi’ adı verildi.

    KUŞ SARAYI DA VAR

    Ataullah Efendi Tekkesi’nin arşivlerdeki dokümanlarından faydalanan vakıf, bahçeyi yeniden düzenleyerek, türbeyi ve bahçede bulunan çift katlı binayı restore etti. Tekkeye uygun olarak camii inşa edilen bahçede, çeşitli bitkiler ile 66 adet kalem servi ağacı bulunuyor. Yeşillendirilen bahçeye, eğitim ve kursların verileceği lale, gül ve sümbül adı verilen çadırlar kuruldu. Bahçenin orta kısmında bulunan havuzun aksı kıble yönünde düzenlenerek, cami minaresi ile bütünleştirildi. Hat sanatı eserlerinin de sergilendiği bahçede bir de kuş sarayı bulunuyor. Şu an güvercin, tavuk, horoz ve ördeklerin bulunduğu kuş sarayına tavus, sülün, keklik ve ibibik kuşları da eklenerek hikayeleri anlatılacak. Boğaz manzaralı çardakların bulunduğu bahçede, çocuklar için oyun parkı da mevcut.

    “AMACIMIZ MEDENİYET, KÜLTÜR, SANAT EKSENLİ FAALİYETLER YAPMAK”

    Hattat Hüseyin Kutlu, amaçlarının medeniyet, kültür ve sanat eksenli faaliyetler yapmak olduğunu belirterek, “Burası imar yasağı olduğu için bir bahçe olarak değerlendirilebilirdi. Biz de ‘İslam Medeniyeti Sanat Bahçesi” adı altında bir proje hazırladık. Projenin maksadı, bahçede olabilecek bitkiler, ağaç, çiçek, bahçe düzeni, bahçe ve şehir köşkleri ile kaybettiğimiz medeniyetimizi nasıl hatırlatırız, nasıl yansıtabiliriz, hem kendi neslimize hem dünyaya, bizi medeni kabul etmeyen batı dünyasına, aslında bunun böyle olmadığını nasıl anlatabiliriz sorusuna cevap olmak üzere bahçe düzeniyle, havuz ve su aksıyla, çadırlarla, çadırlar içerisinde yapılacak kültürel ve sanatsal faaliyetlerle bunu gerçekleştirebilir miyiz? Söz olarak değil de biraz koklatabilir miyiz, hissettirebilir miyiz? Bütün dava budur” dedi.

    “BURADA YÜZLERCE SİMGELİ ANLATIM VAR”

    Her şeyin bir anlamı olduğunu kaydeden Hüseyin Kutlu, “Burada bizim medeniyetimizin bir yansıması olarak. Bu ağaç niye burada, diye sorduğunuzda onun muhakkak bir anlamı vardır. Adetlerinin bir anlamı vardır. Kalem serviler, her biri elif tevhidi temsil ettiği için tercih edilmiştir. Bunların yol boyunca adetleri bir tarafta 33 diğer tarafta 33’tür. Bu tesbih adetidir, bu 66 yapar. 66 ismi celalin rakam karşılığıdır. Burada buna benzer yüzlerce simgeli anlatım var” diye konuştu. Bunların ilk kez yapıldığını söyleyen Kutlu, “Bir kuş sarayı var. Biz bu kuş sarayında, tavus, sülün, papağan, hüthüt, ibibik, keklik vesaire bunları burada bulunduracağız. Tıpkı bu bahçedeki bitkilerin bir mana ifade ettiği gibi, onlar da bunu anlatacaklar. Burada sesli tanıtım sistemi kuruluyor. Mesela tavusu seyrederken, mesela tavusun neyi temsil ettiğini konuşacak” ifadelerini kullandı.

    “Her şey aslında bir mana ifade ediyor, bir şey anlatıyor” diyen Kutlu, “Her şeyin bir dili var ama sen onu bilmiyorsun. Yani dikkat et. Bu dili öğren. Baktığın zaman bunun arkasındakini anlamaya çalış. Hikaye bundan ibarettir. Yapabilirsek mutlu olacağız” dedi.

    İslam Medeniyeti Sanat Bahçesi’nde hat, tezhip, minyatür, ebru, musiki dallarında eğitim verdiklerini söyleyen Kutlu, “Maksadımız, kağıtlara bir şey yazmak, onları süslemek değil. Gönlümüzü süslemek, ruhumuzu öyle işlemek. Buradaki sanat faaliyetlerimizin merkezinde insan duruyor. İnsanı eğitmek, insan ruhunu işlemek. Bu çadırlar onun için kapalı mekan ihtiyacını karşılamış oluyor” dedi.