• 17 Ocak 2017 13:31

    CHP MEYDANLARA İNİYOR

    Cumhuriyet Halk Partisi Beykoz İlçe Başkanlığı, Başkanlık sistemine karşı bir panel düzenledi. Panelde eski İlçe Başkanları da birlik ve bütünlük içinde olduklarını belirttiler.

    CHP’lilerin yoğun ilgi gösterdiği programa Eski İlçe Başkanları İsmet Konca, Seyit Usta, Musa Aksu, Ahmet Erkan, Hızır Yılmaz, Metin Çanak, Bahadır Yavuz, Bahadır Yavuz, Perihan Saylam katıldı. Birlik ve beraberlik vurgusuyla Başkanlık sistemine hayır diyeceklerini ifade ettiler. 

    Burada konuşan CHP Beykoz İlçe Başkanı Mahir Tastan şunları ifade etti.

    ”Sahada parti bayrakları amblemleri değil sadece Türk Bayraklarıyla olacağız. Doğulusu, iç Anadolulusu, Egelisi, Karadenizlisi tüm insanlarımızı temsil eden argümanlarla sahada olacağız. Bu ülkeyi böldürmeyeceğiz. İşin temel noktası burada görev vermek, seni görevlendirdim demek, seni şu göreve davet ediyorum demek değildir. Bu zaman kaybıdır. 3 aylık bir süre kaldı. Sokakta ki çalışma süresine çok kısa bir zaman kaldı. Sizlerden rica ediyorum. Çevrenizde tanıdığınız, CHP’li olsun ya da olmasın, bu referanduma karşı duran kim varsa, görev almak isteyen kim varsa, lütfen ilçemize ve bizlere bildirin. Parti kuralları vs. yok. Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceği önemli. Biz referandum sürecine karşı partili kimliğimizin önüne Türk bayrağını koyacağız ve mücadele edeceğiz.”

    Başkanlık sistemine karşı birlik ve beraberlik içerisinde olduklarını belirten eski İlçe Başkanları da şu deklareyi yayınladı.

    ”Ülkemiz velki de Cumhuriyet tarihinin en acı en zor ve en talihsiz günlerini yaşıyor. Bugüne kadar Atalarımızın canları pahasına kurdukları Türkiye Cumhuriyeti ortadan kaldırılmaya çalışılıyor. 
    Bu arada 15 yıllık AKP iktidarında fabrikalar kapanmış, tarlalar ekinsiz kalmış, bostanlar kurumuş, turizm iflas etmiş durumdadır. Eğitim politikası çökmüş, adalet bitirilmiş, ekonomik bunalım hat safhada ve işsizlik ordusu giderek büyüyor. Kısaca perişan durumdayız. Peki ülke bu durumdayeken bu anayasa değişikliği nereden çıkıyor? Nedeni tek ve açık ! Milletin sesini kesmek içindir. Daha şimdiden hapishaneler dolup taşıyor, bu düzene karşı çıkan herkes susturuluyor. Yeni anayasanın Meclis’ten onay alması halinde, Devleti yeniden düzenleyecek yapı organları Cumhurbaşkanı’na bağlanacak. TBMM devre dışı bırakılacaktır. Kısaca ülkemiz tek adam tarafından yürütülecektir. Siyasi partiler bile işlevsiz hale getirilecektir. Özellikle AKP’li ve MHP’li yurttaşlarımıza sesleniyoruz. Anayasanın değiştirilmesi demek, işsizlik demek, yoksulluk demek, mutsuzluk demek, açlık demek, sevgisizlik demek, daha fazla şehit kanı, daha fazla insanımızın suçsuz yere ölmesi demektir. Vatandaşlarımızı hayır demeye davet ediyoruz. Söz konusu vatan ise gerisi teferruattır.”

    Ardından Eski İlçe Başkanlarına mikrofon verildi.

    Perihan Sağlam: Ülke yangın yerine dönmüş durumda. Ülke bitmek üzere. O yüzden bu yaşıma rağmen taşın altına elimi koymam gerekiyor. Bu bizim görevimiz. Yüce Divandan kaçmak için oyunlar planlayan kişinin oyunlarını bozmak, ülkenin bekasını devam ettirmek, çocuklarımızın bu ülkede esir yaşamaması için tek tek bu olayı anlatmamız gerekir.

    İsmet Konca: 3 aylık kampanya sürecinde neler yapabiliriz. Bunun için düşüncelerimizi aktardık. Bunların yapılması gerekir. Kaç kişiyiz bilelim. Kimle sokağa çıkacağız, kimle yürüyeceğiz bilelim. 5.000 üye varsa kaç kişiyiz bilelim. Referandumu iyi anlatırsak bu mücadeleyi kazanırız.

    Hüseyin Ünal: Bugün burada bu çağrıya kulak asan üyelerin önemi çok büyük. Buraya gelen herkes bu kavgada bende varım, bu kavgaya katılması gereken insanları atacağım demektir. Bağımsızlık mücadelesi verilmesinin temel taşlarını oluşturmak gerekir.

    Sait Usta: Gerçekten de belkide Türkiye Cumhuriyeti’nin en karanlık dönemini yaşıyoruz. Hiç böyle bir şey yaşamadık. Darbeler gördük, toplumsal başkaldırılar gördük fakat bugün ki gibi insanların geleceğine yönelik. Bu basit bir anayasa değil.

    Hızır Yılmaz: Biz kavgacı bir partiyiz. Yıllarca parti içerisinde birbirimize karşı kavgalar verdik. Belki ilk defa verdiğimiz kavgaların meyvesini toplayacağız. Bir olacağız. Faşizme karşı, Türkiye Cumhuriyeti’ni yıkmak isteyenlere karşı kavgacı ruhumuzu birleştireceğiz.

    Ahmet Erkan: 94-95 döneminde İlçe Başkanlığı yapmıştım. Öncelikle İlçe Başkanımızı kutluyorum. Gerçekten bugünler ayrışma sen-ben günü değil. Birbirine karşı mücadele edenlerin birlikte olma günü. Mücadele günü. Sandıklara sahip çıkmalıyız. Yoksa seçimleri kaybederiz.

    Bahadır Yavuz: Birlikten kuvvet doğar. Biz bunu geçmişte çok yaşadık. Herkes CHP’liler birbiriyle kavgalı derler ama biz buradayız, el eleyiz. Herkesi göreve davet ediyorum. Dikdatörlüğe, darbeye, mollaya, diktaya, egemenliği halktan alanların anlayışına hayır.

    Metin Çanak: Ben yerel seçimlerden sonra son konuşmamı yapacağım demiştim ama bugün bu konuşmayı yapmak zorundayım. Geçmişte hatalar yaptık. Bende hata yaptım. Gün birlik ve beraberlik günü.

    Musa Aksu: 15 Temmuz darbe girişiminden sonra, ben bunu darbe diye görmüyorum. 20 Temmuz Darbesi gördü bu ülke ve halen devam ediyor. Önümüze gelen Türkiye’nin yıkım kanunun, maddi manevi ne gelirse elimizden yaparak hayıra çevirmek zorundayız. Geleceği buna bağlı ülkenin.