14 Şubat 2022 14:12

Beykoz’da üstün gayret ödülü verilmişti: İşten atıldılar!

Beykoz Belediyesinde işten atma gerekçesi olarak performans düşüklüğü gerekçe gösterilirken, geçen yıl aynı işçilere üstün gayret ödülü vermişti.

Beykoz’da üstün gayret ödülü verilmişti: İşten atıldılar!

AKP’li Beykoz Belediyesinde çalışan ve Hak-İş’e bağlı Hizmet-İş’ten istifa ederek DİSK’e bağlı Genel-İş’e üye olan işçiler arasından 8 işçi İş Kanunu’nun 17. maddesi gerekçe gösterilerek işten atıldı. İşten atma gerekçesi olarak performans düşüklüğünü öne süren belediye yönetimi geçtiğimiz yıl aynı işçilere üstün gayret ödülü vermişti. İşten atılan Beykoz Belediyesi işçileri işlerine dönmeyi ve sendikal haklarının tanınmasını talep ederken, işçilerin geri alınmaması durumunda eylemlerin sıklaşarak devam edeceğini söyleyen Genel-İş Anadolu Yakası 2 No’lu Şube yönetimi “İşten atılan işçiler geri alınsın, işçilerin istediği sendikayı seçme hakkı ellerinden alınamaz” dedi.

‘Sendika belediyeyle iş tuttu, ortada bir hak bırakmadı’

İşten atılma süreçlerini ve Beykoz Belediyesindeki çalışma koşullarını  anlatan Beykoz Belediyesi işçileri, “Bunca yıl çalıştık hiçbir sorun yoktu, sendika değişince mi performansımız düştü” diye sitem etti. O işçilerden biri olan Kasım Soner, 2021 yılı haziran ayında iyi çalışmalarından dolayı aldığı ödülü göstererek, “Böyle bir ödülümüz var, masada duruyor ama 13 Ocak 2022’de performans düşüklüğünden dolayı iş akdimiz feshedildi. Tabii ki bu belediyenin bahanesi. Asıl sebep hakkımızı aramamız, istemediğimiz sendikadan Hak-İş’e bağlı Hizmet-İş’ten istifa edip, Genel-İş’e geçmemizden dolayı işten atıldık” dedi.

Beykoz Belediyesi işçilerini Genel-İş’te örgütlenmeye çağıran işçilerden olduğunu söyleyen Soner, “Sırf bu sebeple, öndeki işçiler olduğumuz için işten atıldık. Uzun zamandır sabit maaş alamıyoruz, sürekli kesintiler oluyor. 2018 yılında kadroya geçirildik ama sözde bir kadro. Normal çalışma saati 40 saat ancak bizim haftalık 50 saat çalıştığımız oldu. Fazla çalıştık, bunlar bize günlük ücret olarak değil izin olarak verildi, bazen izin dahi verilmedi. Bayramlarda işe gelmemiz mecbur kılındı, bir bayram olsun eşimizle çocuklarımızla oturamadık. Tüm bunlar olurken Hizmet-İş’e üyeydik, belediyeyle iş tutup ortada bir hak bırakmadılar, biz de istifa ettik” diye konuştu.

Beykoz’da bulunan derneklerin dahi işin içine girdiğini, kendilerini yeniden Hizmet-İş’e üye olmaya çağırdığını anlatan Soner, “Ben Ordu Mesudiyeliyim, dernek başkanı beni arıyor, ‘Arkadaşım sen yanlış yoldasın, Hak-İş’ten istifa etmişsin geri geç, DİSK sana yaramaz’ diyor. Ben cevaplarını verince benden sonra babamı arıyorlar, arkadaşlarımızı eşimizi arıyorlar” dedi.

‘Hak-iş’e üye olmazsan yarın işe gelme’

2008 yılından beri Beykoz Belediyesinde çalışan Mustafa Battal o yıldan bugüne kadar herhangi bir tutanağının dahi olmadığını söyleyerek, “Kadroya geçtikten sonra belediye yönetimi tarafından Hizmet-İş’e üye olmamız istendi ve belediyede çalışan her arkadaşımız sendikaya üye oldu. Biz de o dönem sendikanın temsilcisi olduk. Süreç içinde Hizmet-İş’in yüzünü görünce hakkımızı isteyince temsilciliklerimiz elimizden alındı” dedi. Hizmet-İş’ten istifa edip Genel-İş’e geçtikten sonra birçok baskı gördüklerini en son işten atıldıklarını anlatan Battal, “Dernek başkanlarından, mahalle muhtarlarına kadar tacize varan boyutlarda aranıp Hizmet-İş’e geri dönmemiz isteniyor. Belediye içinde bir korku ortamı yarattılar, Hak-İş’e üye olmazsan yarın işe gelme denilen arkadaşlarımız var. Çubuklu dernek başkanı bir arkadaşımızı arıyor ‘Sen niye çıktın sendikadan’ diye soruyor. Cevabını veriyoruz ama sıkıştırmaya çalışıyorlar” diye konuştu. Beykoz Belediye Başkanı Murat Aydın’ın “İşçileri sendikal faaliyet yüzünden atmadık, verimsizler diye attık” sözlerine, Battal şöyle cevap verdi: “2008’in birinci ayından beri buradayım, girmişim 15. yıla, bu belediye başkanı 2019’da buraya geldi, 2019’da verimliydim de şimdi mi verimsiz oldum? Belediye Başkanı bu açıklamayı yapıyor ama bunların altı dolu değil. Kendi istedikleri gibi çalıştıramadıkları, haklarımızı savunduğumuz iş akdimiz feshedildi.”

‘Bu ücretlerle geçinmemiz mümkün değil’

Mesai başındayken işten atıldığını öğrenen Adem Çankaya, “İşten atılmadan bir gün önce belediyeden biri beni aradı. Hak-İş’e üye olmamız gerektiğini üye olup ekran görüntüsünü kendisine atmamız gerektiğini söyledi. Ben de bu sendikadan çok zarar gördük haklarımızı alamadık yine bu sendika yüzünden vefat eden arkadaşlarımızdan helallik alamadık dedim. Bu yüzden Hak-İş’e geçmeyeceğimizi söyledim. Pazartesi servisimi yaptım, servisteyken muhasebeye gitmemi söylediler. İşimi bitirip muhasebeye gittiğimde cuma günü o telefondan sonra işten atıldığımı öğrendim. Hak-İş’e geçmeyi kabul etmedik diye işten atıldık” dedi.

İşçilerden Hüseyin Bayram da “3 çocuğum var, bir kilo domatesin 20 lira olduğu bu dönemde benim belediyenin verdiği bu ücretlerle geçinmem mümkün değil. Ne yol paramız yolu karşılıyordu ne yemek paramız yemeği. Sürekli kendi cebimizden harcamak zorunda kalıyoruz. Üyesi olduğumuz Hizmet-İş’in ise bize hiçbir katkısı faydası olmadı. Aksine yönetimle beraber işçi tutanakları tuttular” diye konuştu.

‘Üretimden gelen gücümüzü kullanmayı tartışıyoruz’

İşçilerin üyesi olduğu Genel-İş Sendikası İstanbul Anadolu Yakası 2 No’lu Şube Başkanı Ali Sönmez işçilerin talepleri doğrultusunda Beykoz Belediyesinde çalışmalara başladıklarını ifade ederek, “Çalışmalarımız bir noktaya geldikten sonra işçileri baskı altına almak maksadıyla 8 işçi arkadaşımızın iş akdi feshedildi” dedi. Belediye yönetimiyle bir görüşme talep ettiklerini söyleyen Sönmez, “Randevuya başta cevap verdiler sonra randevu günü geldiğinde programlarının dolu olduğunu, bizimle görüşemeyeceklerini söylediler. Sonrasında yaptığımız görüşme taleplerine cevap vermediler. 8 işçi arkadaşımız sendikalaştıkları için işten atıldıktan sonra hem belediye yönetimi hem de referanslar tarafından işçiler baskı altına alındı. Buna rağmen işçi arkadaşlarımız örgütlenme mücadelesine ısrarla devam ediyorlar” diye konuştu.

Sönmez, “Üretimden gelen gücümüzün kullanılması başta olmak üzere birçok yol ve yöntem üzerinde çalışma sürdürüyoruz. Bu tartışmaların sonuç vermemesi durumunda belediye yönetimini rahatsız edecek eylemler düzenleyeceğiz. Bunun kararını işten atılan arkadaşlarla birlikte vermeye çalışıyoruz. Üretimden gelen gücümüzü kullanmadığımız takdirde belediyenin önünde bir çadır kurma fikri var. Önümüzdeki günlerde daha net bilgiler çıktıkça kamuoyuyla paylaşacağız” dedi.